Yönlendirilmiş hipnoz olarak da adlandırılan hipnoterapi, daha yüksek bir bilinç veya farkındalık durumu elde etmek için; gevşeme, aşırı konsantrasyon ve yoğun dikkat kullanan bir psikoterapi türüdür. Uygulanan bireyi trans ya da değiştirilmiş bir farkındalık haline getirir.
Bilinen en eski tarihlerde dahi hipnoterapinin tüm dünya çapında uygulandığı kanıtlanmıştır. Kaynaklarda; şifacılar, şamanlar, bilge kadınlar, doktorlar, yogiler ve her milletten insanların farklı isimler altında bilinmesine rağmen, hipnoterapi formlarını uyguladıklarına rastlanmıştır.
Hipnoz ve hipnoterapi, birbirinin yerine kullanılan iki kelimedir. Ancak bunlar aynı tanımları ifade etmemektedir. Hipnoz akıl durumudur; hipnoterapi ise hipnozun kullanıldığı terapötik versiyonun adıdır.
Terapinin uygulanma nedenine göre türler de değişir. Hipnoterapi türleri arasında T radyasyon, Eriksonian, çözüm odaklı, bilişsel / davranışçı ve iyileştirici bulunmaktadır.
Semptomların giderilmesinin doğrudan önerilmesiyle oluşur.
Modern hipnoterapinin kurucu olarak da bilinen psikiyatrist Milton Erickson tarafından geliştirilmiştir. Dolaylı öneriler, metaforlar ve hikaye anlatma yöntemiyle geleneksel hipnoterapinin tam tersidir. Bu yöntemin geleneksel yöntemden daha etkili olduğu düşünülmektedir. Nedeni ise dolaylı öneriye direnmenin daha zor olmasıdır. Erickson bilinçdışı zihnin dilinin, hayal gücü ve metafor olduğuna inanıyordu. Bu teori ile bilinçaltı zihin, hikayeleri ve metaforları daha iyi kodlanmış mesajlar olarak işleyecektir.
Problemin kendisinden ziyade problemin çözümüne odaklanır ve kısa sürede değişim için faydalı olarak değerlendirilir. Çözüm odaklı terapi, Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg’in çalışmalarına dayanmaktadır. Bu tip hipnoterapinin en büyük anahtarı; gelecekteki hedeflerin belirlenmesidir. Hedef belirlendikten sonra çözümün daha belirgin olması adına birtakım soruların yanıtları aranır.
Bilinçaltı ve bilinçli zihninin gerçeklik anlayışını birleştirmeye yardımcı olmaya çalışır. Amacı; hastayı korku ya da zihin durumundan çıkarmaktır. Bu teknik; duygusal, davranışsal, bilişsel ve semptomatik bir değişimi olumlu yönde yönlendirerek yapılır. Pozitif psikoloji, sinirbilim, evrimsel psikoloji ve nöro-dilbilimsel programlamayı bir araya getirir.
Hastanın bilinçdışının, negatif veya istenmeyen semptomları ne için ürettiğini tanımlamak için kullanılır. Başarı; bilinçaltı düşüncede rahatsızlığa yol açan orijinal olayın üzerinden geçerek, esasen bir sorunun devam etme nedenlerini belirleyerek ve düzelterek elde edilir.
Hipnoz, kişiyi derin bir gevşeme ve odaklanma durumuna sokarak olumsuz zihinsel ve bedensel durumları olumluya çevirmek ve kişisel farkındalığı artırmak için yapılır. Hipnoz, temel bir tedavi değil klasik psikoterapi ya da tıbbi tedavilerin destekleyicisidir. Kişinin bilinçaltına erişim kolaylığı sağladığı için stres ve ağrı yönetimi, kötü alışkanlıkların bırakılması ya da ruhsal rahatsızlıkların tedavisine destek olma amacıyla kullanılır.

Psikiyatrist, tıp fakültesi mezunu ve ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir tıp doktorudur. Biyolojik ve nörolojik süreçleri değerlendirip teşhis koyma ve ilaç tedavisi düzenleme yetkisine sahiptir. Psikoterapist ise ruh sağlığı alanında (psikoloji veya psikiyatri) lisans/uzmanlık sonrası belirli bir terapi ekolünde (Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikanaliz, EMDR vb.) özel eğitim almış uzmandır. Tıp doktoru olan bir psikiyatrist, terapi eğitimi de alarak her iki rolü eş zamanlı yürütebilir.
Bu tamamen yaşadığınız zorluğun niteliğine ve şiddetine bağlıdır. Şiddetli depresyon, bポーラ ya da psikotik tablolar gibi biyolojik altyapısı güçlü durumlarda ilaç tedavisi öncelikli veya destekleyici olabilir. Güncel bilimsel araştırmalar, birçok ruhsal problemde ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte yürütüldüğü durumların en kalıcı ve etkili sonuçları verdiğini göstermektedir. İlk görüşmemizde durumunuz değerlendirilerek size en uygun yol haritası belirlenir.
Terapinin süresi; çalışılan konunun derinliğine, seçilen terapi ekolüne ve danışanın hedeflerine göre değişiklik gösterir. Bazı yapılandırılmış terapiler (örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi) 8-16 seans gibi kısa süreli hedeflere odaklanırken, dinamik veya varoluşçu terapiler daha uzun soluklu bir içsel yolculuk gerektirebilir. Seans sıklığı genellikle haftada 1 veya 2 haftada 1 olarak planlanır.
Evet. Psikiyatri ve psikoterapi uygulamalarının en temel kuralı hasta-hekim gizliliğidir. Görüşmelerde paylaştığınız tüm bilgiler, kimlik bilgileriniz ve tıbbi kayıtlarınız tamamen gizli tutulur. Bu kuralın tek istisnası, danışanın kendisine veya bir başkasına hayati zarar verme riskinin (özkıyım veya hayati tehdit) bulunduğu yasal zorunluluk durumlarıdır.
Bilimsel çalışmalar, uygun vakalarda ve doğru tekniklerle yürütülen online terapinin, yüz yüze terapi ile benzer düzeyde klinik başarı sağladığını göstermektedir. Özellikle yoğun çalışma temposu olanlar, seyahat kısıtlaması bulunanlar veya bulunduğu şehirde uzman erişimi kısıtlı olan danışanlar için son derece pratik ve etkili bir seçenektir.