İki uçlu bozukluk (bipolar bozukluk, eski adıyla manik-depresif hastalık) iki ayrı hastalık dönemiyle ve bu dönemlerin iç içe geçmesiyle karakterize bir ruhsal hastalıktır. En belirgin özelliği, ruh halindeki hızlı değişikliklerdir. Bu hastalık dönemlerinden bir tanesinde taşkınlık (mani) hali baskınken, diğerinde çökkünlük (depresyon) ağır basmaktadır. Birbirlerinin tam tersi gibi görünen bu iki hastalık dönemi hafifleme ve alevlenmelerle seyreder. Hastalık atak dönemleri haricinde ise hasta tamamen normal duygu durumuna dönebilir. Bazı hastalarda ise günlük yaşamı etkileyen az miktarda bulgular izlenebilir.
Mani veya taşkınlık dönemi duygu durumun yükseldiği, hastanın aşırı coşkulu olduğu süreçtir. Bu dönemde hastada abartılı fikirler veya ayağı yere basmayan plan ve projeler, kendini olduğundan çok daha yüksekte ve önemli görme, düşüncelerin hastanın beyninde birbirleriyle yarışması, kendini aşırı enerjik hissetme, uyku ihtiyacında azalma, hatta uykunun gereksiz olduğunu düşünme, sonuçlarını hesap etmeden heyecanlı, tehlikeli veya eğlenceli aktivitelerde bulunmak (kazancının çok üstünde para harcamak, cinsel istekte artış, aşırı hızlı araba kullanmak) görülen belirtilerin en önemli örnekleridir.
Depresyon veya çökkünlük dönemi ise yukarıda belirtilen durumun tersidir. Depresyonda mutsuzluk, umutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik, huzursuzluk, özgüvende azalma, değersizlik, suçluluk ve pişmanlık duyguları, eskiden mutluluk duyduğu faaliyetlerden artık zevk alamama, iştah veya uykuda değişiklikler, sebepsiz ağrılar, yaşamına son verme düşünceleri veya planları meydana gelebilir.
Bipolar bozuklukta mani döneminde:
Bipolar bozuklukta depresyon döneminde:
İki uçlu bozukluğun seyrindeki en önemli faktörlerden birisi de mevsimsellik özelliği sergilemesidir. Mevsimsel özellik olarak hastalar ilkbahar – yaz aylarında taşkınlık, coşkunluk dönemi özellikleri gösterirken, sonbahar – kış aylarında ise depresyon dönemine girerler. Özellikle Nisan-Mayıs ayları hastaların alevlenmesi açısından en riskli aylar olarak saptanmıştır. Hastaların yaklaşık dörtte biri bu mevsimsel özellik gösterirler.

Psikiyatrist, tıp fakültesi mezunu ve ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış bir tıp doktorudur. Biyolojik ve nörolojik süreçleri değerlendirip teşhis koyma ve ilaç tedavisi düzenleme yetkisine sahiptir. Psikoterapist ise ruh sağlığı alanında (psikoloji veya psikiyatri) lisans/uzmanlık sonrası belirli bir terapi ekolünde (Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikanaliz, EMDR vb.) özel eğitim almış uzmandır. Tıp doktoru olan bir psikiyatrist, terapi eğitimi de alarak her iki rolü eş zamanlı yürütebilir.
Bu tamamen yaşadığınız zorluğun niteliğine ve şiddetine bağlıdır. Şiddetli depresyon, bポーラ ya da psikotik tablolar gibi biyolojik altyapısı güçlü durumlarda ilaç tedavisi öncelikli veya destekleyici olabilir. Güncel bilimsel araştırmalar, birçok ruhsal problemde ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte yürütüldüğü durumların en kalıcı ve etkili sonuçları verdiğini göstermektedir. İlk görüşmemizde durumunuz değerlendirilerek size en uygun yol haritası belirlenir.
Terapinin süresi; çalışılan konunun derinliğine, seçilen terapi ekolüne ve danışanın hedeflerine göre değişiklik gösterir. Bazı yapılandırılmış terapiler (örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi) 8-16 seans gibi kısa süreli hedeflere odaklanırken, dinamik veya varoluşçu terapiler daha uzun soluklu bir içsel yolculuk gerektirebilir. Seans sıklığı genellikle haftada 1 veya 2 haftada 1 olarak planlanır.
Evet. Psikiyatri ve psikoterapi uygulamalarının en temel kuralı hasta-hekim gizliliğidir. Görüşmelerde paylaştığınız tüm bilgiler, kimlik bilgileriniz ve tıbbi kayıtlarınız tamamen gizli tutulur. Bu kuralın tek istisnası, danışanın kendisine veya bir başkasına hayati zarar verme riskinin (özkıyım veya hayati tehdit) bulunduğu yasal zorunluluk durumlarıdır.
Bilimsel çalışmalar, uygun vakalarda ve doğru tekniklerle yürütülen online terapinin, yüz yüze terapi ile benzer düzeyde klinik başarı sağladığını göstermektedir. Özellikle yoğun çalışma temposu olanlar, seyahat kısıtlaması bulunanlar veya bulunduğu şehirde uzman erişimi kısıtlı olan danışanlar için son derece pratik ve etkili bir seçenektir.