Kişilik Bozuklukları
Kişilik kavramı bireyin kendine özgü olan, diğerlerinden ayırt edilmesini sağlayan uyum özelliklerini içerir. Bu özellikler bireyin bilişsel, duygusal ve davranışsal örüntülerinden oluşur.
İnsanın kim olduğunu tanımlamasında kişilik anahtar rol oynamaktadır. Kişilik, insanın düşüncelerinin, tutumlarının, davranışlarının, ruh hallerinin ve diğer benzersiz özelliklerinin birleşimidir. Bu özellikler aynı zamanda etraftaki diğer insanlarla ve çevreyle olan ilişkilerde insanın kendisini nasıl ifade ettiğini de göstermektedir.
Kişiliğin bazı özellikleri genetik olarak kişiye miras kalırken, bazı özellikleri ise yaşanılan olaylar ve deneyimlerle şekillenmektedir.
Bazı kişilik özellikleri çok katı ve esnek olmadığında, kişinin çevresiyle, toplumla, diğer insanlarla ilişkilerini sürekli bir şekilde olumsuz etkileyebilir, sorunlar yaratabilir bu durum kişilik bozukluğu olarak değerlendirilebilmektedir.
Kişilik bozukluğu tanısı düşünülmesi için bireyin toplumsal uyumunda, bir işi düzenli sürdürebilmesinde, ilişkilerinde süreklilik ve tutarlılık sağlayabilmesinde önemli sorunların değişmeden uzun süre bulunması gerekir.
Kişilik bozukluklarının başlangıcı genelde ergenlik, erken erişkinlik dönemidir. Bazılarının izleri çocuklukta bulunabilir. Bir kısmı zaman içerisinde kısmen düzelebilmektedir.
Kişilik bozukluklarında sık görülen ortak özellikler şu şekildedir:
Benliğe yerleşik örüntüler esneklik göstermez
Toplum içinde belli ölçülerden, beklentilerden sapmalar, aykırı davranışlar
Çocukluk ya da ilk ergenlikten itibaren süregelme
İş yaşamında, toplumsal yaşantıda belirgin bozulma
Genellikle benliğe uyumlu yani benimsenmiş özelliklerdir, benliğe yabancı olsa da değiştirilememektedir
Kendisini çevreye uydurma motivasyonu olmayıp, çevrenin kendine uyması beklenir.
Kişinin bilişsel yetilerinde temel duygulanım ve düşünce yapısında belirgin bozulma yoktur
Bu durum başka bir ruhsal bozukluk ya da madde etkisi ile açıklanamaz.
Kişilik bozukluklarının toplumda görülme yaygınlığının %4-14 arası olduğuna yönelik veriler mevcuttur. Erkeklerde kadınlara oranla4-5 kat daha fazla saptanmaktadır.
Kişilik Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?
İnsanı eşsiz bir varlık yapan duygu, düşünce ve davranışların birleşimine kişilik denilmektedir. Kişinin dış dünyaya dair görüş, anlayış ve ilişkileri dışında insanın kendisini nasıl gördüğünün en büyük emaresi olan kişilik, çocukluk çağından itibaren kişinin kendisi ve çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda şekillenmektedir.
Bazı kişilik özellikleri genetik aktarım yoluyla aile bireylerinden kişiye geçmekte ve bu tür kişilik özelliklerine mizaç denilmektedir. Kişiliğin kapsamında yetişilen çevre, yaşanan olaylar, aile fertleri ve diğer insanlarla kurulan ilişkiler yer almaktadır.
Bir insandaki kişilik bozukluğu görülmesine genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğuna dair görüşler ağır basmaktadır. Genetik aktarım ya da kişinin yaşamının tamamıyla değişmesine yol açan bir olay kişilik bozukluğu gelişiminde hazırlayıcı rol oynayabilmektedir.
Kişilik bozukluklarının nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Yaşanılanların ya da genetik özelliklerin kişilik bozukluğunun gelişmesinde ya da tetiklenmesinde rol oynadığına dair görüşler mevcuttur. Kişilik bozukluğuna neden olan faktörler arasında ön plana çıkanlar ise şöyledir;
Kişinin aile öyküsünde kişilik bozukluklarının ya da ruhsal hastalıkların olması
Çocukluk çağında istismara maruz kalınması
Kişi için yaşamında değer verdiği kişilerin kaybı
Aile yaşantısının dengesiz ya da travmatik olması
Beyin kimyasında ya da yapısında görülen farklılıklar
Kişilik bozuklukları sadece kişinin kendi yaşamını değil, o kişiyi önemseyenlerin yaşamını da olumsuz etkileyebilir. Okul, iş ve kişiler arası ilişkilerde ciddi problemler yaşanmasının temel sebebi olabilmektedir.